20 Mart 2015 Cuma

Gözleri beline uzanan saçları kadar fark atmıştı güneşe, vücudumu yakarken sıcaklığı, topraktan yapılma bir kılıç gibi görüp, birkaç kez savurdum bütün insanlığa kendimi. Gücüm tükendiğinde üstüme çullandınız hepiniz, kırmızı bir şarap gibi içtiniz dolaşan kanımı. Belki suçsuz ya da günahsız değildim. Ama sizin tanrınız affetmiyor muydu her şeyi?

Öldüm, gökyüzünden su damlacıkları halinde üstünüze yağdım. Pisliğinizi kendimi feda edip temizledim. Kinden şemsiyenizle mahrum ettiniz kendinizi. Benden bu kadar. Ruhumu aya satıp gecenin karanlığında gizlendim. Siz uyandığınızda binlerce parçaya bölüp olmadığınız yerlere serpiyor bulutlar beni. Yaşadığınız umarsız hayatın içinde kavrulun, toz halimi görmeyi hak etmiyorsunuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder