23 Eylül 2015 Çarşamba

Hayat bazen sadece Müslüm babanın birkaç dizesinden ibaret oluyor, yaşanılan anılar bir cümlenin içine sığıyor. Böyle anlardan hep korktum, çünkü uzun uzun anlatılabilen anlardan daha iyi sessizliği bozabilecek bir durumla karşılaşmadım şimdiye kadar. Kelimelerin yetersiz ve gereksiz olduğu anlardan korktum evet; konuşmadan sadece kalakalmak. Karşında bir insan ya da bir duble rakının olması o kadar önemli değil, her şey aynı oluyor, her şey olabildiğince sıfır. Faturaları ödemediği için karanlıkta oturan adam defteri karalamak amacıyla geleneksel bir yöntem olan muma kucak açıyor bu gece.
Küllükten taşan izmaritler bile daha kalabalık benden. Ölmenin gayet olağan bir hamle olduğunu düşünüyorum uzun zamandır, amaçsızlığın dibine vuruyorum gibime geliyor. Hava soğukken terliyorum ama bu hiç ölüm tehlikesi taşımıyor, hastalığım bile vasat. İyi yahut kötü neyim varsa kendi klasmanında zirvelerde olmalıydı, en azından bunu hak ediyorum. Birkaç kez balkondan aşağı bakıp yüksekliğin canımı almaya yetip yetmeyeceğini sorguladım. Daha yüksek olmalıydı…
Bağlandığınız insanın kişiliksiz olmasının,  yüz hatlarını unutmanıza yardımcı olmadığını yaşayarak öğrendim. Evet, karakterini unutabilirsiniz bunları yaşadıysanız ama aslolan her zaman yüz ifadelerinin beyinden kazınmasıdır. Bilmukabele çevrenizde sürekli onu hatırlatacak materyaller var ise sıçtınız. Salaş bir mekânda yediğiniz dönerin yanındaki ayranın markasında bile karşınıza çıkıyorsa; bu, şansınızın çoktan eli sikinde otuzbir çekmeye başladığını gösterir.
Sabah ezanlarını öğlenlerden daha çok duyuyorsanız aslında bir şeylerin farkına varmışsınızdır, bunu da yaşayarak öğrendim. Ama korkarım ki bu farkındalık bir boka yaramayacak, belki kendi içinizde hesaplaşma yaşarken daha mantıklı davranırsınız. Ruhsuz olabilirsiniz ileri giderseniz, diğer insanların elde etmek için hayatını adadığı onca şeyin aslında ne kadar gereksiz olduğunu görürsünüz.
Dümdüz olabilmek, her şeyden arınıp sadece bir et yığınından ibaret olduğunuzda acı çekmezsiniz. Mutlu olabilme ihtimalin yüzdeye vurduğunda düşükse dümdüz olmayı tercih etmek kadar mantıklı bir hareket var mı? Ben yok diyenlerdenim, evet dümdüzüm.

Yıldızları sokak lambası olarak kabul ettiğim için yalnızım, hadi beraber delirelim.