-Böyle geceleri nadir yaşarsın, dönüm noktasıymış gibi
gelen gecelerden bahsediyorum, ne yapacağını bilemediğin gecelerden. Hüzne
çok müsait olan gecelerden. Yalnızlıkla çok iç içe olduğunu anladığın ve bunu
kabullenmen gerektiğini düşündüğün geceler bunlar. Hayatın boyunca bir elin
parmağını geçmez bu geceler, başınızda yüksek dozda ağrı vücudunuzda bir yanma
hissi olur böyle gecelerde, ayakta tuttuğuna inandığın bütün değerler o gece
yoktur, soyut ya da somut tutunacak bir şeyinin olmadığını anlarsın. Geçer mi
bir gün dersen, ben hala izini taşıyorum üstümde. Kabullenmen gereken 2.
durum, zorlamayın.( Hiç gülümsemedi giderken, hiç gülümsemeyecek gibiydi.) Beynini yorması gereken konular düşünürsün
böyle gecelerde. Anlamlı olup olması o an için önem arz etmez, sadece doldursun
beyni meşgul etsin. Soluduğun havanın nefes borusundan geçmesi bile acıtır. Şu
an ki teknoloji ya da bilim henüz bu geceye çözüm bulamadı. Psikologlar
konuşarak bir şey başaramayacaklarını hala anlamadı. Alex'te futbolu bırakmış
mesela. O da beni bıraktı, olsun.
Anladın mı İrfan?
- Abi yağmur da yağıyor bak, hadi kalkalım.
- Fena mı İrfan, toprak kokar biraz. Hatırlamamız
gerekenleri hatırlarız. Bira getir sen.