27 Ocak 2013 Pazar


Elim kapının kulpuna gitti, soğuk ve titreyen ellerinin kapıyla temasını duymuştum.
O an kapının kalbim olup olmadığıyla ilgili bir kararsızlığa düştüm. Tekrar vurdu kapıya. Bir adım attım,
İki adım geri... Daha sonra merdivenin fütursuz sesleri gelmeye başladı. Gidiyordu...
Kapıyı hızlı bir biçimde açtım ve arkasından koştum. Durdu. Çevirdi başını ve bunu yaparken düz saçları
rüzgârı kırbaçlıyordu.
Konuşmuyordu, uzun bir süre sadece bakıştık. Daha sonra tekrar döndü ve gitti.
Sonrası ise beklenildiği gibi yalnızlık.
İnsan yalnız olunca her şey soyutlanıyor sanki, tat aldığınız tek şeyin diliniz olduğuna kanaat getiriyorsunuz.
Hayatın içinde olan fakat sizin hayatınızın içinde olmayan o kadar çok şey oluyor ki dünyanın sahip olduklarınızdan
başka bir şey olmadığına inandırıyorsunuz kendinizi.

Samet Özkan



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder